Çok Sevdiğimiz Bir Şarkıyı Duyduğumuzda Neden O ‘İç Gıdıklayıcı’ Hissi Hissediyoruz?

Çalma listenizi karışık çala aldığınızda, ya da bir mağazada gezerken en sevdiğiniz o parça tesadüfen çalmaya başladığında vücudunuz fizyolojik bir yolculuğa çıkar. Kalp atış hızınız artar, göz bebekleriniz genişler vücut ısınız yükselir ve kan bacaklarına yönelir. Beyniniz dopamini doruklarına kadar hisseder ve siz de sırtınızdan aşağı doğru sizi hafif titreten bir ürperti hissedersiniz. Peki bu ürpertiyi neden yaşarız? Gelin bir bakalım.?

Sevdiğiniz bir müziği dinlerken beyniniz daha aktif hale gelir.

Müzik dinlemenin hoş hissettiren bir hobi olduğunu söylememize gerek yoktur sanıyoruz. Elbette ki müzik dinlemeyi sevmeyen insanlar da olabilir ancak, insan vücudu genellikle dopamin salgılatan her şeyi sevmeye meyillidir. Bu nedenle de insanların %88’inden fazlası müzik dinlemeyi sever. Çünkü müzik dinlediğimiz zaman beynimiz en aktif haline gelerek mutluluk hormonu olan dopamini salgılıyor.

Yapılan bir araştırmaya göre insanların yaklaşık % 50’sinin müzik dinlerken üşüdüğü gözlemlendi.

Araştırmalar bunun, müziğin beyindeki eski bir ödül yolunu uyarmasına bağlıyor. Dopaminin, bağımlılık, ödül ve motivasyonla aktive olan ön beynin bir parçası olan striatumu doldurmaya teşvik etmesinden kaynaklı olarak da üşüyoruz. Vücudumuzda bir ürperti hissediyoruz ve tüylerimiz diken diken oluyor.

Tam nakarat kısmı geldiğinde beynimizdeki dopamin salgısı en üst seviyeye çıkıyor.

Görünüşe göre müzik dinlemenin beynimiz üzerinde cinsel bir aktivite, kumar oynamak veya patates cipsi yemek ile benzer etkileri var. Neredeyse aynı hazzı ve heyecanı hissediyoruz.

Müzik dinlerken insanların o anki beyni incelendiğinde garip bir şekilde dopamin seviyelerinin şarkının nakaratından birkaç saniye önce zirveye ulaştığı gözlemlendi. Bunun sebebi ise beynimizin iyi bir dinleyici olması. Bundan sonra ne olacağını sürekli olarak tahmin eder. Evrimsel olarak konuşursak bu özelliğe sahip olmak kullanışlı bir alışkanlıktır. Hayatta kalmak için iyi tahminlerde bulunmak şarttır.

Bilim insanı Jaak Panksepp, hüzünlü bir müziğin mutlu müzikten daha fazla ürperti hissini tetiklediğini keşfetti.

Melankoli hissinin, tüylerin diken diken olmasına neden olan bir mekanizmayı harekete geçirdiğini savunuyor. Atalarımızın eskiden ailelerinden ayrıldıklarında hissettikleri evrimselleşmiş bir tepki olduğunu düşünenler de var. Bu nedenle bazen yaşamadığımız şeylere karşı bile nostalji hissedebiliriz.

Panksepp’in teorisi hakkında ilginç olan bir diğer şey ise bu ürperti hissinin çoğu insanı üzmemesi.

Deney ezici bir çoğunlukla olumlu sonuçlanıyor ve acıklı bir müzik dinleyen herkes mutlu hissediyor. Araştırmalar, hüzünlü müziğin aslında olumlu duygular uyandırdığını gösteriyor. Sanat yoluyla yaşanan üzüntü, ofiste geçen kötü bir günde yaşadığınız üzüntüden daha hoştur. Duygularınız müziğe göre tepki verir.

Hüzünlü müzikler beynin amygdala bölgesindeki korku refleksini aktifleştirir.

Bu da tüylerinizi diken diken eder ve, beyniniz gerçek bir tehlike olup olmadığını hızla gözden geçirir. Endişelenecek bir şey olmadığını fark ettiğinde ise bu korku azalır ve yerini yavaş yavaş zevke bırakır. Dinlediğiniz sanatçı Mozart, Billie Eilish ya da Lana Del Rey olsun, dinlediğiniz müzik türü fark etmeksizin bir ürperti hissedersiniz. Önemli olan şarkının stil değildir.

En güçlü ürperti hissi, sırada ne olduğunu bildiğiniz zaman ortaya çıkar.

Sevdiğimiz bir şarkı bu nedenle bize haz verir çünkü nakaratın nerede geldiğini biliyoruzdur. Beklentilerimiz karşılandığında, beynimizdeki accumbens bölgesi daha aktif hale gelir. Bu, bizi dopamine neden olan tahmin oyununa geri döndürüyor.

Bilim insanları, yeni deneyimlere daha açık olan kişilerin omurgalarında ürperti hissetme olasılıklarının daha yüksek olduğunu kanıtladı. Bu kişiler daha fazla ödül odaklı olduklarından daha fazla dopamin hissetmek için elinden geleni yapan kişiler olarak tanımlanıyor. 

Peki hüzünlü şarkılar dinlemek size de iyi geliyor mu? Yoksa hareketli şarkıları tercih mi ediyorsunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir