Beyaz Saray’ın sahibi, ekonomi politikasıyla ilgili seçim vaatlerinin bir kısmını yerine getirdi ve ABD’ye giren hemen her şeye yıllık yaklaşık 3,3 trilyon dolarlık bir değerde %10 vergi koydu. Ancak Trump bununla yetinmedi; Güney Hint Okyanusu’nda Antarktika yakınlarındaki iki ıssız adaya da gümrük vergisi koydu.
Bunlar Avustralya ile Güney Afrika’nın yaklaşık ortasında bulunan Hurd ve McDonald’dır. Bu toprakların tek sakinleri penguenler, foklar ve deniz kuşları ancak bunların ABD’nin gümrük vergilerine uyup uymayacaklarına dair henüz bir bilgimiz yok. Hayvanlara şu anda yüzde 10 oranında vergi uygulanıyor.
Heard Adası, buzullarla kaplı, kasvetli ve soğuk bir ada olmasına rağmen doğa koruma alanı ilan edilmiş. McDonald Takımadaları, Heard’ın yaklaşık 40 km batısında yer alır ve yalnızca 1 kilometrekarelik bir alana sahiptir. km. Bu topraklara son insan ziyaretinin yaklaşık 10 yıl önce gerçekleştiği sanılıyor. Bu da vergiyi kimin ödeyeceği konusunu tamamen belirsiz hale getiriyor.
Ayrıca Norfolk Adası’ndan ABD’ye yapılacak hiçbir ihracata %29 oranında vergi uygulanacağı ve Trump’ın bu eylemlerinin söz konusu topraklarda yaşayan yaklaşık 2.000 kişi arasında güvensizlik yarattığı ortaya çıktı. Ada, Avrupa’ya yalnızca mütevazı miktarda Kentia palmiye tohumu ihraç ediyor.
Trump ayrıca ülkelere göre farklı oranlar uygulandığını ve bunların Amerikan ithalatına uygulanan tarifelerden daha düşük olduğunu söyledi. AB’den ABD’ye ithalat vergisi yüzde 20, Çin’den yüzde 34, Vietnam’dan ise yüzde 46’ya kadar çıkacak.
ABD yönetiminin tüm bu tuhaf adımları küresel piyasaları şoke ederken, şu anda birçok ekonomi, özünde şok edici olan bu politikaya nasıl yanıt vereceklerini düşünüyor.
Hatta Kanada örneğini izleyerek Avrupa Birliği’nde gruplar kurularak Amerika’dan gelen ürünleri boykot etmenin yollarını aramaya başladılar. Örneğin, internet portalı üzerinden başlatılan “AB’den Satın Al” protesto hareketinin halihazırda 202 binden fazla üyesi var ve her gün binlercesi katılıyor.